11/03/2020
Komşudan jazzlı rebetli füzyon havaları İstanbul'da! Detaylar çok yakında!
Günlük, hayat yer. Daily, life place. Manifesto değil kitlelere hitaben,
Açıklayıcı bir metin de değil esasen,
Nacizane, sadece dostlara cevaben. Aaa! Jurnal.”
Beyoğlu
Istanbul
Be the first to know and let us send you an email when Jurnal posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.
Send a message to Jurnal:
Merhaba!
2014 Yılında Jurnal Pub olarak Beyoğlu'nda küçük bir birahane olarak başladık. Kısa sürede Dünyaca ünlü&ünsüz pek çok gezgin müzisyenlerin İstanbul garı haline geldik. 2016 yılından beri sabit bir yerimiz olmasa da insanlar alan açmak ve keyifli vakit geçirip kaynaştırma mottosundan hiç mi hiç vazgeçmedik. Bu inadımız bizi evirdi ve pek çok alanı kullanıp, ruhumuzu yaşatacak bir oluşuma yöneltti. Jurnal artık Jurnal Music Co. Biliyoruz ki isimlerin belli bir biçimi yok ve bizi bilenler bu ismin arkasında ruhun nasıl yaşadığını farkında!
Bilmeyenler için ise başladığımızda yazdığımız ve birazcık olsun bizden parçaları hissedebileceğiniz hikayemiz aşağıda:
Manifesto değil kitlelere hitaben, Açıklayıcı bir metin de değil esasen, Nacizane, sadece dostlara cevaben. Politik bir duruşumuz yok zaten söz politika ya da siyasilerden açıldığında artık ağzımızdan fışkıran şeyler sadece küfür olmaya alışa-gelmişiz. Dünya kupasındaki tavrımızdan göreceksiniz ki futbol sevmeyiz, takım tuttuğumuz falan da yok zira bütün fanatikliklerden izole etmişiz kendimizi. Günün sarhoşluğunu atmak için açtığımız kapının ardında bizi bekleyenler; önümüzdeki biramız belki tonikli cinimiz ya da viskimiz, yanımızda izleyecek bir-iki kurmaca çizgi filmimiz. Ekranda izlediğimiz devekuşu ve çakalı o güne kadar defalarca kez tekrar tekrar yaşamışız zaten, bildiğimiz halde başımıza gelenleri günün özetine tekrar bakıyoruz, içkiden bir yudum daha. Ortamızda – belki o akşam hasbelkader bir dost, tanıdık biri çıka-geldiyse ya da barda tabure denk getirdiysek – muhabbetimiz var “sadece”. Ha yok, yalnızları oynamıyoruz ama biliyoruz ki damsız da gelsek, sapsız da gelsek birileri vardır elbet. Bir başka ihtimalle – bir başka arkadaşın deyişiyle fenomen bir canlı – kediler var sosyalleşecek. Daha dün selamlaşmışız ama yeni havadisler var, iki laf, bir yudum daha. Ama o öyle değildi de, şu burada olmamalıydı da aslında, bunun yeri burası da falan – tartışmanın kelime kökünde tartmak vardır der güzel bir dost – bir yudum daha. Ah şu kadınlar, ah bu adamlar. A’maan, unut gitsin, sattım dünyanın anasını, yerler. *Çlink* Bir yudum daha. Aaa! Hafta sonuymuş meğer. Bir-iki doğum yılı dönümü kutlaşması, bir-kaç dostun hafta içi kaçırdığı olaylara kadeh kaldırması, üf! Ne kalabalık yahu, sigaradan bir fırt, içkiden bir yudum daha. Yudum yudum, nefes nefes biraz daha hayat. Biraz daha biz. Çok güzel bir arkadaş söyledi tartışmanın ortasında, “olay aslında hayat boyu birlikte olmak değil de, birlikte geçirdiğin zamandır hayat”. Tek bir anlam oluşa-geldi açtığımız günden beri, onunla bitiriyorum: “Günlük, hayat yer. Jurnal.”